TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel: “Mahmud Abbas, Filistin Davasını Savunurken Kimin Yanında Durduğunu İyi Düşünmelidir”

Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) Genel Başkanı Okan Geçgel, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Christodulides ile görüşmesine ve İsrail konusunda arabuluculuk talebinde bulunmasına tepki gösterdi. Geçgel, Türkiye’nin Filistin halkına verdiği desteğin Abbas’ın bütün siyasi tercihlerini onaylamak anlamına gelmediğini belirterek, “Filistin halkının yanında olmak, Mahmud Abbas’ın yanında olmak demek değildir.” ifadelerini kullandı.

Ekim 31, 2026 - 10:35
 0  0
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel: “Mahmud Abbas, Filistin Davasını Savunurken Kimin Yanında Durduğunu İyi Düşünmelidir”

Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) Genel Başkanı Okan Geçgel, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Christodulides ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Geçgel, Abbas’ın görüşme sırasında sergilediği yakınlığa, Güney Kıbrıs’ta kendisini evinde gibi hissettiği yönündeki sözlerine ve İsrail ile ilişkiler konusunda Rum Yönetimi’nden arabuluculuk talep etmesine tepki gösterdi.

Türkiye’nin Filistin halkının bağımsızlık mücadelesine uluslararası alanda destek verdiğini hatırlatan Geçgel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile kurulan diplomatik yakınlığın Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki hassasiyetleri açısından sorgulanması gerektiğini ifade etti.

“Türkiye Filistin’in Hakkını Savunurken Mahmud Abbas Kimin Kapısını Çalıyor?”

Türkiye’nin uzun yıllardır Filistin halkının özgürlüğünü, bağımsızlığını ve kendi topraklarında güven içinde yaşama hakkını savunduğunu belirten TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, Türkiye’nin İsrail’in işgal politikalarına karşı uluslararası platformlarda ortaya koyduğu tutuma dikkat çekti.

Geçgel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye, yıllardır Filistin halkının özgürlüğü, bağımsızlığı ve kendi topraklarında onurlu bir yaşam sürmesi için büyük bir mücadele veriyor. Filistin’de yaşanan insanlık dramını dünyanın gündemine taşıyor, İsrail’in işgal politikalarına karşı sesini yükseltiyor ve Filistin halkının haklı davasını uluslararası platformlarda savunuyor.”

Türkiye’nin farklı kesimlerinin Filistin halkına destek verdiğini vurgulayan Geçgel, Mahmud Abbas’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yönelik açıklamalarını eleştirerek şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanından hükümet yetkililerine, sivil toplum kuruluşlarından Türk milletine kadar Türkiye’nin farklı kesimleri Filistin halkının yanında dururken, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın kalkıp Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde kendisini evinde hissettiğini söylemesi, siyasi açıdan son derece düşündürücü ve izaha muhtaç bir tutumdur.”

Geçgel, Türkiye’nin Kıbrıs meselesindeki tezlerine karşı çıkan ve Kıbrıs Türklerinin haklarını görmezden geldiğini savunduğu bir yönetime yakınlık gösterilmesinin Filistin liderliğinin siyasi sorumluluğuyla ne ölçüde bağdaştığının açıklanması gerektiğini belirtti.

“Türkiye’nin Filistin davası için verdiği mücadele ortadayken, Mahmud Abbas kendisini neden Türkiye’nin hassasiyetleriyle taban tabana zıt politikalar izleyen bir yönetimin yanında bu kadar rahat hissetmektedir?” sözleriyle Abbas’a seslendi.

“İsrail’le Yakın İlişkileri Olan Bir Yönetimden Medet Ummak Ne Anlama Geliyor?”

TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, Mahmud Abbas’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni ziyaret etmesinden ziyade, İsrail ile ilişkiler konusunda bu yönetimden arabuluculuk beklemesini eleştirdi.

Geçgel, söz konusu diplomatik yaklaşımın Filistin halkının bağımsızlık mücadelesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti:

“Mahmud Abbas’ın tutumundaki asıl çelişki, yalnızca Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni ziyaret etmesi değildir. Asıl mesele, İsrail’le yakın ilişkileri bulunan bir yönetimin liderinden İsrail ile ilişkiler konusunda arabuluculuk beklemesi ve ardından o ülkede kendisini evinde gibi hissettiğini açıklamasıdır.”

Filistin halkının uzun yıllardır işgal, şiddet, yıkım ve ağır insani kayıplarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Geçgel, diplomatik tercihlerin bu gerçeklerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

“Filistin halkı yıllardır işgalin, şiddetin, yıkımın ve ağır insani kayıpların bedelini öderken, Filistin Devlet Başkanı’nın İsrail’le yakın ilişkiler yürüten bir yönetimi aracı kılmaya çalışması hangi siyasi aklın ürünüdür?” diye sordu.

Devletler arasında diplomatik ilişkiler kurulmasının doğal olduğunu ancak her diplomatik tercihin doğru kabul edilemeyeceğini belirten Geçgel, özellikle Filistin gibi bağımsızlık mücadelesi veren bir halkın geleceğini ilgilendiren kararların daha dikkatli alınması gerektiğini vurguladı.

Geçgel, “Filistin davası, diplomatik nezaket görüntülerine sığdırılamayacak kadar büyük; siyasi hesaplara kurban edilemeyecek kadar kutsal bir mücadeledir.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin Desteğini Görmezden Gelmek Büyük Bir Siyasi Tutarsızlıktır!”

Türkiye’nin Filistin meselesinde yalnızca siyasi açıklamalarla sınırlı kalmadığını belirten Geçgel, uluslararası diplomatik girişimler ve insani yardım çalışmalarıyla Filistin halkına destek verildiğini kaydetti.

Türk milletinin Filistin’de yaşanan insani krize karşı duyarlılık gösterdiğini ifade eden Geçgel, bu desteğin tarihsel bağlar, insani sorumluluklar ve bağımsızlık mücadelesine duyulan saygıdan kaynaklandığını dile getirdi.

Geçgel, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:

“Türkiye, Filistin meselesinde yalnızca söz söyleyen bir ülke olmadı. Filistin halkının haklarını uluslararası platformlarda gündeme taşıdı, insani yardımların ulaştırılması için çaba gösterdi ve Filistin’in bağımsız bir devlet olarak varlığını sürdürmesi gerektiğini savundu.”

Türkiye’nin Filistin halkına verdiği desteğin herhangi bir siyasi lidere koşulsuz destek anlamına gelmediğini vurgulayan Geçgel, Mahmud Abbas’ın tercihlerinin de eleştirilebileceğini belirtti.

“Ancak açıkça ifade ediyorum: Türkiye’nin Filistin halkının yanında olması, Mahmud Abbas’ın her siyasi tercihini onaylayacağı anlamına gelmez. Filistin halkına dost olmak başka, Filistin adına alınan her siyasi kararı doğru kabul etmek başkadır.”

TİGAD’ın eleştirilerinin Filistin halkına yönelik olmadığını özellikle vurgulayan Geçgel, şöyle devam etti:

“Bizim itirazımız Filistin halkına değil, Filistin davasının ruhuyla çeliştiğini düşündüğümüz siyasi tercihleredir. Filistin halkının bağımsızlığını savunmak, o halkı temsil ettiğini söyleyen yöneticilerin yanlışlarını görmezden gelmeyi gerektirmez.”

Geçgel, Mahmud Abbas’ın Türkiye’nin Filistin konusundaki tutumunu ve Türk milletinin hassasiyetlerini dikkate alması gerektiğini belirterek, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile kurulan yakınlığın siyasi sonuçlarının da değerlendirilmesini istedi.

“Filistin Halkının İhtiyacı Tutarsız Diplomasi Değil, İlkeli Bir Yönetimdir!”

Filistin meselesinin çözümsüzlüğünde İsrail’in işgal politikalarının ve uluslararası toplumun yetersiz tutumunun yanı sıra Filistin iç siyasetindeki bölünmüşlüğün de etkili olduğunu savunan Geçgel, El Fetih ile Hamas arasındaki ayrışmaya dikkat çekti.

Filistin halkının ortak bir siyasi irade etrafında birleşmesinin önemine işaret eden Geçgel, bağımsızlık mücadelesinde kişisel ve örgütsel hesapların önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti.

Geçgel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“El Fetih ile Hamas arasındaki ayrışma, Filistin halkının ortak bir siyasi irade etrafında buluşmasını zorlaştırmaktadır. Oysa Filistin halkının bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey, kişisel veya örgütsel hesapların ötesine geçen, bağımsızlığı ve ulusal birliği önceleyen tutarlı bir siyasi anlayıştır.”

Filistin yönetiminin diplomatik ilişkilerinde halkın çıkarlarını öncelikli tutması gerektiğini belirten Geçgel, Mahmud Abbas’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile kurduğu yakınlığın yalnızca diplomatik bir görüşme olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.

“Filistin halkı özgürlük beklerken, kendi adına karar veren yöneticilerin önceliği diplomatik görüntüler değil, halkın geleceği olmalıdır. Filistinlilerin bağımsızlık mücadelesi, siyasi ilişkiler uğruna temel ilkelerin göz ardı edildiği bir anlayışla başarıya ulaşamaz.”

Geçgel, Filistin halkını temsil eden liderlerin görüşmelerinin siyasi mesajlarını da dikkate almaları gerektiğini belirterek, “Bir liderin görevi, yalnızca kendisine diplomatik kapılar açmak değildir. Asıl görevi, temsil ettiği halkın haklarını korumak, mücadelesinin itibarını gözetmek ve siyasi tercihlerinde tutarlı davranmaktır.” dedi.

“Filistin Halkının Yanındayız, Ancak Mahmud Abbas’ın Bu Tutumunu Kabul Etmiyoruz!”

Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği’nin Filistin halkının özgürlük ve bağımsızlık mücadelesine desteğinin sürdüğünü belirten Genel Başkan Okan Geçgel, bu desteğin Filistin yönetiminin bütün kararlarının onaylandığı anlamına gelmediğini ifade etti.

Geçgel, TİGAD’ın konuya ilişkin tutumunu şu sözlerle açıkladı:

“TİGAD olarak bizim duruşumuz nettir. Filistin halkının özgürlük, bağımsızlık ve kendi topraklarında güven içinde yaşama hakkını savunuyoruz. Ancak Filistin adına siyaset yapan yöneticilerin tercihlerini de eleştiri dışında tutmuyoruz.”

Mahmud Abbas’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideriyle verdiği görüntülerin ve İsrail konusunda arabuluculuk talebinin doğru olmadığını savunan Geçgel, Filistin Devlet Başkanı’ndan kamuoyuna açıklama yapmasını istedi.

“Böylesine hassas bir dönemde, Türkiye’nin Filistin halkı için verdiği mücadele ortadayken, Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki tezlerine karşı çıkan bir yönetimle kurulan bu yakınlığın hangi amaca hizmet ettiğini Mahmud Abbas kamuoyuna açıklamalıdır.”

Geçgel, Abbas’a yönelik sorularını şu ifadelerle sürdürdü:

“Türkiye, Filistin halkının haklarını savunmak için uluslararası alanda mücadele ederken, siz neden İsrail’le yakın ilişkileri bulunan ve Türkiye’nin haklı hassasiyetleriyle karşı karşıya gelen bir yönetimden arabuluculuk bekliyorsunuz?”

“Kendinizi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde evinizde hissettiğinizi söylüyorsunuz. Peki, Filistin halkının yıllardır süren işgal ve bağımsızlık mücadelesini temsil eden bir lider olarak, bu yakınlığın Filistin’e ne kazandıracağını düşünüyorsunuz?”

“Filistin Halkının Yanında Olmak, Mahmud Abbas’ın Yanında Olmak Demek Değildir”

Filistin halkına destek ile Filistin yönetiminin siyasi kararlarının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Geçgel, TİGAD’ın yaklaşımında kişilerin değil ilkelerin esas alındığını belirtti.

“Unutulmamalıdır ki Filistin halkının yanında olmak, Mahmud Abbas’ın yanında olmak demek değildir. Filistin davasını savunmak, Filistin adına alınan her kararı sorgusuz sualsiz kabul etmek anlamına da gelmez.”

Geçgel, Filistin halkının bağımsızlık mücadelesinin diplomatik tercihler nedeniyle zarar görmemesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin desteğinin ve Türk milletinin hassasiyetlerinin göz ardı edilmemesi çağrısında bulundu.

“Bizim ölçümüz şahıslar değil, ilkelerdir. Bizim önceliğimiz diplomatik görüntüler değil, Filistin halkının özgürlüğü ve bağımsızlığıdır.”

Türkiye’nin Filistin halkına desteğini sürdüreceğini ancak Filistin adına siyaset yapan yöneticilerin her kararının sessizce kabul edilmeyeceğini kaydeden TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Mahmud Abbas, kiminle yakınlık kurduğunu, kimden destek istediğini ve hangi siyasi mesajı verdiğini iyi düşünmelidir. Çünkü mesele yalnızca diplomasi değil, Filistin halkının bağımsızlık mücadelesinin hangi ilkeler üzerine inşa edileceğidir.”

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0